colere.blog– Dijital İçerik Platformu

Tarih, gastronomi, kültür ve gündelik hayatın meraklı yanları

Abone ol

Olympos Antik Kenti: Kısa Bir Özet

Ruins of Olympos ancient city by the Mediterranean Sea

Olympos antik kentinin asıl ve kurucu halkı Likyalılardı (Lykians).
Kentin tarihsel sürecine baktığımızda burada tek bir halk kalmamış, zamanla Akdeniz’in hareketli yapısına bağlı olarak farklı topluluklar egemen olmuştur. Dönemlerine göre kente hakim olan halklar ve topluluklar şunlardır:

Olympos Antik Kentinin Sakinleri

  1. Kurucu Halk: Likyalılar
    Olympos, Antik Çağ’da “Işık Ülkesi” olarak bilinen Likya Birliği’nin (Lycian League) en önemli 6 büyük şehrinden biriydi. Birliğin meclisinde 3 oy hakkına sahip olan bu elit şehirde yaşayan halk, Anadolu’nun yerli halklarından biri olan ve kendilerine özgü bir dil (Lykçe) konuşan Likyalılardı.
  2. Korsanlar Dönemi: Kilikyalılar
    M.Ö. 1. yüzyıla gelindiğinde, merkezi otoritenin zayıflamasını fırsat bilen Kilikyalı korsanlar şehri ele geçirdi. Korsan şefi Zeniketes, Olympos’u kendisine üs yaptı. Bu dönemde şehirde yerli Likya halkının yanı sıra Akdeniz’in dört bir yanından gelen korsan grupları ve savaşçılar yaşadı.
  3. Roma ve Bizans Halkı
    M.Ö. 78 yılında Romalı komutan Servilius Isauricus kenti korsanlardan temizleyerek Roma topraklarına kattı. Bu süreçten sonra şehir yeniden inşa edildi ve burada Romalılar ile zamanla Hristiyanlaşan Bizans (Doğu Roma) halkı yaşamaya başladı. Kent, Bizans döneminde önemli bir piskoposluk merkezi haline geldi.
  4. Cenevizliler ve Venedikliler
    Orta Çağ’a gelindiğinde, özellikle Akdeniz ticaretini elinde tutan Cenevizli ve Venedikli denizciler Olympos’u bir liman üssü ve kale olarak kullandılar. Bugün nehir kenarında görülen bazı kale kalıntıları bu dönemden kalmadır.

Olympos’un kökeni ve kimliği Likyalılara dayanır; ancak tarih boyunca Romalılar, Kilikyalı korsanlar, Bizanslılar ve İtalyan denizci kavimler de bu topraklarda iz bırakmıştır. 15. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu‘nun bölgeye tamamen hakim olmasıyla birlikte kent önemini kaybetmiş ve boşaltılmıştır.

  1. ve 15. yüzyıldan (yani Osmanlı hakimiyetinden) önce, Akdeniz ve Ege’deki pek çok liman kenti gibi Olympos ve çevresi de Ceneviz ile Venedik gemilerinin uğrak yeri olmuş ve ticaret kolonisi olarak kullanılmıştır.
    Ancak burada tarihsel bir karışıklığı netleştirmekte fayda var:

Antik Dönem Korsanları ile Karıştırılmamalı

Tarih kayıtlarında Olympos için geçen en büyük korsan dönemi çok daha eskidir: M.Ö. 1. yüzyıl.
M.Ö. 78 yılında Roma burayı geri alana kadar kente hakim olan korsanlar Cenevizliler değil, Kilikyalı korsanlardı (Anadolu’nun güney doğusundan gelen yerli korsan grupları).

“Porto Ceneviz” İsmi Nereden Geliyor?

Antalya’nın Adrasan ile Olympos bölgeleri arasında, sırtını heybetli Musa Dağı‘na yaslamış olan Porto Ceneviz Koyu, adını ve hikayesini Orta Çağ’ın en güçlü denizci ve tüccar milletlerinden biri olan Cenevizlilerden (Genoese) alır.
Koyun asıl hikayesi, buranın yüzyıllar boyunca kusursuz bir doğal sığınak ve gizli korsan üssü olarak kullanılmasında yatar.

Coğrafi Tuzak ve Gizli Liman

Porto Ceneviz’in hikayesini şekillendiren en önemli unsur coğrafi yapısıdır. Koy, açık denizden bakıldığında içerisi asla görünmeyecek bir cep biçimindedir. Sırtındaki Musa Dağı ise karayla olan tüm bağlantıyı dik bir duvar gibi keser. Orta Çağ’da (11. ve 15. yüzyıllar arasında) Akdeniz’de ticaret kolonileri kuran Cenevizli denizciler ve bölgedeki korsanlar, bu koyu keşfetmişlerdir. Açık denizde fırtınaya yakalanan ya da düşman gemilerinden kaçan denizciler bu koya sığınarak tamamen görünmez olabiliyorlardı. İtalyanca bir kelime olan “Porto” (Liman) ismi de buradan gelir; yani burası kelime anlamıyla “Ceneviz Limanı“dır.

Yamaçtaki Tarihin İzleri

Koyun etrafındaki sarp kayalıklara ve yamaçlara dikkatli bakıldığında kale ve gözetleme kulesi kalıntıları göze çarpar. Cenevizliler, bu stratejik noktayı korumak, Akdeniz’deki ticaret gemilerini gözlemek ve koya güvenle sığınabilmek için bu küçük tahkimatları inşa etmiş veya var olan eski kalıntıları onararak kullanmışlardır.

Günümüze Ulaşan Efsane: Korsan Çamuru

Koyun hikayesi günümüzde eğlenceli bir ritüelle yaşatılmaya devam ediyor. Koyun iç kısımlarında yer alan siyah çamur, bugün tur tekneleriyle gelen ziyaretçilerin vücutlarına sürdüğü popüler bir aktiviteye dönüşmüştür. Yerel anlatılarda bu durum, eski dönemlerde koyda saklanan korsanların hem güneşten korunmak hem de karaya çıktıklarında kamufle olmak için bu çamuru kullanmalarına atıfla “Korsan Ritüeli” olarak da anılır.

Bugün hala karayolu ulaşımı olmayan Porto Ceneviz, Akdeniz foklarının ve Caretta Caretta’ların yaşam alanı olan, Orta Çağ denizcilerinin gizemini koruyan bakir bir cennettir.

İlgili okumalar

Devamını oku · Tarih


colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın