Atom bombasının veya yüksek dozlu nükleer patlamaların yaydığı radyasyonun tüm etkilerini tamamen sıfırlayan veya iyileştiren tek bir “mucize ilaç” yoktur.
Ancak tıp bilimi çaresiz de değildir. Radyasyonun türüne, dozuna ve vücuttaki etkilerine göre zararı hafifletmek veya bazı spesifik radyoaktif maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırmak için kullanılan bazı tıbbi tedaviler vardır. Bu ilaçlar radyasyonu “yok etmez”, vücudun aldığı hasarla başa çıkmasına veya belirli organları korumasına yardım eder.
Akut Radyasyon Sendromunda Kullanılan Başlıca Medikal Yöntemler
Radyasyon zehirlenmesinde (Akut Radyasyon Sendromu) kullanılan başlıca medikal yöntemler şunlardır:
- Potasyum İyodür (KI hapları): Radyasyon denilince akla en çok gelen ilaçtır. Ancak sadece tek bir işlevi vardır: Tiroid bezini korumak. Nükleer patlamalarda ortaya çıkan radyoaktif iyodun (I-131) tiroid tarafından emilmesini engeller ve böylece tiroid kanseri riskini azaltır. Vücudun geri kalanını diğer radyoaktif maddelerden veya dışarıdan gelen doğrudan radyasyon yanıklarından korumaz.
- Prusya Mavisi (Prussian Blue): Boya olarak da bilinen bu madde, radyoaktif sezyum ve talyum gibi partiküllerin bağırsaklardan kana karışmasını engeller. Bu maddelere bağlanarak vücuttan dışkı yoluyla daha hızlı atılmalarını sağlar.
- DTPA (Dietilentriamin pentaasetik asit): Plütonyum, amerikyum ve küriyum gibi ağır radyoaktif metallere bağlanarak bu maddelerin böbrekler üzerinden idrar yoluyla vücuttan atılmasına yardımcı olur.
- Beyaz Kan Hücresi Uyarıcıları (Büyüme Faktörleri): Yüksek doz radyasyon kemik iliğini yok eder. Bu durum beyaz kan hücresi üretimini durdurur ve kişiyi en ufak bir enfeksiyona karşı bile tamamen savunmasız bırakır. Neupogen veya Leukine gibi ilaçlar, kemik iliğini uyararak bağışıklık sistemini yeniden ayağa kaldırmaya ve ölümcül enfeksiyonları önlemeye çalışır.
Neden Tam Bir Kurtuluş Mümkün Değil?
Atom bombası gibi devasa bir patlamanın merkezine yakınsanız ve çok yüksek dozda anlık radyasyona (Gamma ve Nötron ışınları) maruz kalırsanız, hücrelerinizin DNA’sı doğrudan ve onarılamaz şekilde parçalanır. Hücreler bölünemez hale gelir. Özellikle çok hızlı yenilenmesi gereken mide-bağırsak astarı çöker ve merkezi sinir sistemi ağır hasar alır. Bu seviyedeki hücresel yıkımı geri döndürebilecek herhangi bir ilaç günümüz teknolojisinde mevcut değildir. İlaçlar ve tıbbi müdahaleler sadece düşük ve orta doz radyasyon maruziyetlerinde hastanın hayatta kalma şansını artırmak için kullanılır.
Fakat atom bombasının merkezinden uzak mesafedeyseniz, durum tamamen değişir. Aslında az önce bahsettiğim o tıbbi tedaviler ve ilaçlar (özellikle iyot hapları) tam olarak uzak mesafedeki insanları korumak için tasarlanmıştır.
Merkez üssüne uzak olduğunuzda ilk patlamanın yakıcı ısısından, yıkıcı şok dalgasından ve anlık doğrudan (gama/nötron) radyasyondan kurtulursunuz. Ancak bu sefer karşınıza sinsi bir düşman çıkar: Nükleer Serpinti (Fallout).
Nükleer Serpinti (Fallout) Nedir ve İlaçlar Burada Nasıl İşe Yarar?
Patlama anında buharlaşan toprak, bina ve enkaz parçaları radyoaktif maddelerle birleşerek atmosfere yükselir. Bu radyoaktif kül ve toz bulutu, rüzgarlarla onlarca hatta yüzlerce kilometre uzağa taşınarak yavaşça yeryüzüne yağar.
Uzak mesafedeki temel risk, radyasyonun bir x-ray ışını gibi doğrudan duvarlardan geçip size çarpması değil; rüzgarla gelen bu radyoaktif tozları solumanız, yutmanız (yiyecek/su yoluyla) veya derinize temas etmesidir.
Uzak Mesafede Koruma ve Tedavi Yöntemleri
Bu senaryoda şu koruma ve tedavi yöntemleri devreye girer:
- Potasyum İyodür (KI) Hapları Asıl Şimdi İşe Yarar: Serpinti bulutunun içinde bol miktarda radyoaktif iyot bulunur. Rüzgarın bu tehlikeli bulutu size doğru getirdiği haberi alındığında yetkililerin uyarısıyla bu haplar içilir. Hap sayesinde tiroid beziniz temiz iyota doyar ve havadan, yağmurdan veya sudan gelecek radyoaktif iyodu emmeyi reddeder.
- Prusya Mavisi Hayat Kurtarır: Uzak mesafede yaşıyorsunuz ve serpintiden sonra bölgenizde yetişen tarım ürünlerini veya kirlenmiş suyu kazara tükettiniz diyelim. Prusya Mavisi ilaçları, midenize inen radyoaktif sezyum veya talyumun kana karışmasını engeller ve sindirim sistemi yoluyla hızlıca vücuttan atılmasını sağlar.
- Kapalı Alana Sığınma (En İyi Koruma): Uzak mesafede hiçbir ilaç sağlam bir duvarın yerini tutamaz. Radyoaktif serpintinin enerjisi zamanla çok hızlı düşer (ilk 48 saat çok kritiktir). Dışarıdaki hava deliklerini, kapı altlarını ve pencereleri bantlayarak binanın en iç kısmında (tercihen bodrumda) radyasyon seviyesi düşene kadar beklemek en hayati adımdır.
- Mekanik Arınma (Dekontaminasyon): Eğer uzak mesafede serpintiye dışarıda yakalandıysanız, eve girer girmez kıyafetlerinizi çıkarmak ve plastik bir poşete koymak üzerinizdeki radyoaktif tozun %90’ını uzaklaştırır. Ardından deriyi tahriş etmeden bol ılık su ve sabunla yıkanmak, cildinizden emilecek radyasyonu ve dış radyasyon yanıklarını durdurur.
Özetle: Çok uzak mesafedeyseniz anlık ölüm riskiniz yoktur. İlaçlar hücrelerinizin parçalanmasını durdurmak için değil, rüzgarla gelen zehirli radyoaktif tozların vücudunuzda (özellikle iç organlarınızda) birikmesini engellemek için mükemmel şekilde işe yarar.

Bir Cevap Yazın