colere.blog– Dijital İçerik Platformu

Tarih, gastronomi, kültür ve gündelik hayatın meraklı yanları

Abone ol

Kargaların hastalanınca karınca yuvasına gitmesi

A crow engaging in anting behavior by spreading its wings over an anthill, or a pigeon sunbathing.

Kargalar (ve aslında saksağanlar, alakargalar, sığırcıklar gibi 200’den fazla kuş türü) hastalandıklarında, üzerlerinde parazit çoğaldığında veya tüyleri eskiyip rahatsızlık vermeye başladığında karınca yuvalarına giderler.

Bilimde bu davranışa “Karıncalanma” (Anting) adı verilir. Kuşlar bunu iki farklı şekilde yapar:
1. Aktif Karıncalanma: Kuş, bir karıncayı gagasıyla yakalar ve tüylerinin arasına, özellikle kanat altlarına ve kuyruk sokumuna doğrudan sürer.
2. Pasif Karıncalanma: Kuş, kanatlarını açarak doğrudan bir karınca yuvasının üzerine çöker ve karıncaların tüylerinin arasında gezinmesine izin verir.

Bu sıra dışı davranışın arkasında kuşların hayatta kalmasını sağlayan çok mantıklı biyolojik nedenler yatıyor:

Karıncalanmanın Biyolojik Nedenleri

  1. Karınca Asidi (Formik Asit) ile Doğal Dezenfeksiyon
    Karıncalar, kendilerini tehlikede hissettiklerinde savunma mekanizması olarak formik asit salgılarlar. Bu asit, kuşların tüylerinin arasına yerleşen ve onları hasta eden bit, kene, akar (mite) gibi parazitleri öldürür veya kaçırır. Kuşlar bir nevi kendi kendilerini ilaçlarlar.

  2. Mantar ve Bakteri Tedavisi
    Formik asit sadece gözle görünen parazitlere karşı değil, aynı zamanda kuşun derisinde oluşabilecek mantar enfeksiyonlarına ve zararlı bakterilere karşı da güçlü bir antiseptiktir. Kuşlar enfeksiyon kapıp hastalandıklarında bu yöntemi bir tedavi olarak kullanırlar.

  3. Tüy Bakımı ve Rahatlama
    Kuşların eskiyen tüylerini döküp yenilerini çıkardığı “tüy dökme” dönemleri oldukça kaşıntılı ve sancılı geçer. Karıncaların deri üzerinde gezinmesi ve salgıladığı asit, kuşa masaj etkisi yaparak deriyi rahatlatır, eski tüylerin dökülmesini kolaylaştırır ve yeni tüylerin sağlıklı büyümesine yardımcı olur.

  4. Karıncaları “Yenilebilir” Hale Getirmek
    Bazı bilim insanlarına göre kuşlar, karıncaları yemeden önce üzerlerindeki o acı ve yakıcı formik asidi boşaltmak için onları tüylerine sürterler. Asidi tükenen karıncayı daha sonra afiyetle yerler.

Kargalar inanılmaz derecede zeki ve gözlemci hayvanlar oldukları için, hangi karınca türünün (genellikle formik asit oranı yüksek olan Formica cinsi karıncalar) kendilerine iyi geleceğini çok iyi bilirler ve bu yuvayı adeta bir “doğal eczane” gibi kullanırlar.

bütün kuşlar bunu yapmıyor. Karıncalanma (anting) davranışı kuşlar dünyasında yaygın olsa da belirli gruplara özgü bir hayatta kalma stratejisidir.

Şu ana kadar dünya genelinde yaklaşık 200’den fazla kuş türünde bu davranış gözlemlenmiştir. Bu sayı, dünyadaki toplam kuş türü çeşitliliğinin (yaklaşık 10.000+ tür) küçük bir kısmını oluşturur.

Bu davranışı sergileyen kuşların ortak özelliklerine ve hangi kuşların bunu yapmadığına bakarsak durum daha net anlaşılıyor:

Hangi Kuşlar Karıncalanma Yapar, Hangileri Yapmaz?

En Çok Kimler Karıncalanıyor?

Karıncalanma davranışı ezici bir çoğunlukla Ötücü Kuşlar (Passeriformes) takımına ait türlerde görülür. Özellikle zekası, problem çözme yeteneği ve taklit kabiliyeti yüksek olan kuşlar bu yöntemi sıkça kullanır:
* Kargagiller (Corvidae): Kargalar, saksağanlar, kuzgunlar ve alakargalar bu işin ustasıdır.
* Sığırcıklar ve Karatavuklar: Bahçelerde karınca yuvalarına yatarken en sık görebileceğiniz diğer türlerdir.
* İspinozlar, Ardıç Kuşları ve Dokumacı Kuşlar: Yine bu davranışı sergileyen ötücü kuş gruplarındandır.

Hangi Kuşlar Asla Yapmaz?

Su kuşları, yırtıcılar veya deniz kuşları gibi gruplarda karıncalanma davranışı neredeyse hiç görülmez.
* Ördekler, Kuğular ve Pelikanlar: Zaten sürekli su içinde olduklarından ve tüy yapıları (su geçirmeme özellikleri) çok farklı olduğundan parazitlerden korunmak için su banyosunu ve kendi özel tüy yağlarını kullanırlar.
* Yırtıcı Kuşlar (Kartal, Şahin, Baykuş): Avcı kuşların parazit temizleme ve tüy bakımı yöntemleri çok daha farklıdır; karınca yuvalarıyla ilgilenmezler.
* Tavuksular (Sülün, Keklik, Tavuk): Bu kuşlar parazitlerden kurtulmak ve rahatlamak için karınca asidi yerine toz banyosu yapmayı tercih ederler. Toprakta veya kül içinde eşelenerek parazitleri boğarlar.

Karıncalanma Yapmayan Kuşlar Ne Yapıyor?

Karıncalanma yapmayan kuşlar, parazitlerden ve mantarlardan korunmak için evrimsel olarak başka yöntemler geliştirmiştir:
* Güneş Banyosu: Kanatlarını güneşe doğru sonuna kadar açarak parazitlerin sıcaktan ölmesini veya kaçmasını sağlarlar.
* Su ve Toz Banyoları: En yaygın temizlenme yöntemleridir.
* Üropijiyal Bez Yağı: Kuşların kuyruk sokumunda bulunan özel bir bezden salgılanan anti-bakteriyel ve anti-fungal (mantar önleyici) yağı gagalarıyla bütün vücutlarına yayarlar. Bu yağ, karınca asidinin gördüğü işlevi kimyasal olarak taklit eder.

Peki Güvercinler?

Güvercinler karıncalanma (anting) davranışını yapmazlar. Güvercinler ve kumrular (Columbidae familyası), parazitlerden kurtulmak ve tüy bakımı yapmak için tamamen farklı yöntemler evrimleştirmiştir.

Eğer bir güvercini yerde kanatlarını açmış, garip bir pozisyonda yatarken görürseniz, muhtemelen bir karınca yuvasının üzerinde değil, güneş banyosu yapıyordur.

Güvercinlerin tüy sağlıklarını korumak ve hastalıklardan kaçınmak için kullandıkları kendilerine has yöntemler şunlardır:

  1. Güneş Banyosu (Sunbathing)
    Güvercinler güneşe kelimenin tam anlamıyla bayılırlar. Kanatlarını tek taraflı olarak havaya kaldırıp, tüylerini kabartarak kendilerini güneşe bırakırlar. Güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınları ve ısı, tüylerinin arasına gizlenen bit ve akarların (mite) kurumasına, ölmesine veya kuşu terk etmesine neden olur. Ayrıca güneş ışığı, tüy gelişimleri için hayati önem taşıyan D vitaminini sentezmelerini sağlar.

  2. Su Banyosu
    Güvercinler temiz suya karşı koyamazlar. Sığ su birikintilerinde, fıskiyelerin altında veya evcil olanları temiz bir kapta dâhice kanat çırparak yıkanırlar. Su, tüylerdeki kiri ve döküntüleri temizlerken parazitlerin de tutunmasını zorlaştırır.

  3. Pudra (Toz) Tüyleri (Powder Down)
    Kargalar veya diğer pek çok kuş, tüylerini korumak ve su geçirmez hale getirmek için kuyruk sokumlarındaki yağ bezini (üropijiyal bez) kullanır. Güvercinlerde ise bu bez ya çok küçüktür ya da hiç yoktur. Bunun yerine güvercinlerin “pudra tüyleri” vardır.
    Bu özel tüyler sürekli ufalanarak tebeşir tozuna benzer, keratin bazlı incecik bir pudra üretir.
    Güvercinler kaşınırken ve temizlenirken bu pudrayı tüm vücutlarına yayarlar.
    Bu beyaz pudra tabakası hem tüyleri parazitlere karşı korur, hem su geçirmezlik sağlar hem de güvencinleri ellerken elinize bulaşan o meşhur beyaz tozdur.

  4. Karşılıklı Temizlenme (Allopreening)
    Güvercinler sosyal ve tek eşli hayvanlardır. Eşler, birbirlerinin kafa ve boyun arkası gibi kendi gagalarıyla ulaşamadıkları yerleri dâhice temizlerler. Bu hem aralarındaki bağı güçlendirir hem de parazit kontrolü sağlar.

Yani özetle; kargalar parazitlerle savaşmak için karıncaların asidini bir kimyasal silah olarak kullanırken, güvercinler güneşin ısısını, suyu ve kendi ürettikleri özel tüy pudrasını tercih ederler.


colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın

colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin