Arabasız Gün (Dünya Otomobilsiz Kent Günü), yalnızca Belçika’ya özgü bir uygulama olmayıp her yıl 22 Eylül’de dünya çapında yüzlerce şehirde uygulanan küresel bir etkinliktir.
Avrupa Hareketlilik Haftası’nın (16-22 Eylül) zirve noktası olarak kabul edilen bu günde, birçok ülke sokaklarını motorlu araç trafiğine kapatarak yaya ve bisikletlilere açar. Belçika’nın (özellikle Brüksel’in) bu konuda dünya çapında çok bilinmesinin sebebi, etkinliği şehrin tamamını kapsayacak şekilde çok katı kurallar ve devasa bir organizasyonla hayata geçirmesidir.
Farklı Coğrafyalardan Örnekler Şunlardır:
- Bogotá (Kolombiya): Küresel hareketin öncülerindendir; “Ciclovía” adı altında her pazar günü çok geniş çaplı bir arabasız gün uygulaması yapar.
- Avrupa Metropolleri: Paris ve Londra gibi şehirler, 22 Eylül civarında merkez ilçelerinin büyük bir bölümünü veya tarihi semtlerini sadece yayalara ve bisikletlilere tahsis eder.
- Türkiye: Avrupa Hareketlilik Haftası’na katılan birçok belediye, hafta boyunca veya 22 Eylül gününde belirli cadde ve meydanları sembolik olarak trafiğe kapatarak etkinlikler düzenler.
Bir Cadde mi Trafiğe Kapatılıyor?
Kapatılan alanın büyüklüğü, etkinliği düzenleyen şehre göre farklılık gösterir; tek bir cadde de kapatılabilir, bütün bir şehir de.
Tamamı Kapatılanlar:
- Brüksel’de sadece bir cadde değil, 19 belediyeyi kapsayan tüm Başkent Bölgesi (yaklaşık 160 kilometrekare) trafiğe kapatılır.
Geniş Bölgeleri Kapatanlar:
- Paris’te şehir merkezinin büyük bir bölümü, Bogotá’da ise birbirine bağlanan 120 kilometreden fazla ana cadde ve otoyol ağı tamamen trafiğe kapatılır.
Sembolik Uygulayanlar:
- Türkiye’deki bazı şehirler başta olmak üzere birçok yerel yönetim, etkinliği sembolik olarak kutlamak için sadece tek bir ana caddeyi veya kısıtlı bir tarihi bölgeyi birkaç saatliğine trafiğe kapatır.
Bu Akım Ne Zaman Başladı?
Otomobilsiz kent düşüncesi 1970’lerdeki petrol krizlerine dayansa da, bugün uygulanan organize “Arabasız Gün” akımı 1990’ların ortasında biçimlenmiştir.
İlk Geçici Uygulamalar – 1973
Petrol ambargosu nedeniyle Hollanda ve İsviçre gibi ülkeler, yakıt tasarrufu sağlamak amacıyla pazar günleri motorlu araç kullanımını geçici olarak yasakladı.
Küresel Çağrı – 1994
Ulaşım uzmanı Eric Britton, İspanya’nın Toledo kentinde düzenlenen uluslararası bir konferansta “Arabasız Günler” fikrini şehir planlama stratejisi olarak sundu.
İlk Ulusal Kampanya – 1997
Fransa, “Şehirde Arabasız Bir Gün” (En ville sans ma voiture) adıyla ülke çapında ilk resmî kampanyayı başlattı.
Avrupa Düzeyine Taşınması – 2000
Avrupa Komisyonu bu girişimi tüm Avrupa Birliği geneline yaydı. Aynı yıl Kolombiya’nın başkenti Bogotá, halk oylamasıyla şehir çapında her yıl tekrarlanacak arabasız gün uygulamasını başlattı.
Bu girişim, 2002 yılında genişletilerek her yıl 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan “Avrupa Hareketlilik Haftası” haline getirilmiştir.
Şehir Planlaması ile İlişkisi
20. yüzyılın ortalarından itibaren şehirler, insan odaklı olmaktan çıkıp otomobil merkezli inşa edilmeye başlandı. Çok şeritli caddeler, kavşaklar ve otoparklar şehir içi yaşam alanlarını daraltırken; trafik sıkışıklığı, gürültü ve hava kirliliği kronik kent sorunları haline geldi.
Arabasız gün, şehir plancıları için şu nedenlerle temel bir araçtır:
- Saha Testi ve Simülasyon: Bir şehrin yollarını trafiğe kapatmak; toplu taşıma kapasitesini, bisiklet altyapısını ve yaya akışını gerçek zamanlı test etme imkânı sunar.
- Kamusal Alanın Dönüşümü: Normalde otomobillere ayrılan asfalt alanların yayalaştırıldığında sosyal, kültürel ve ekonomik hayata nasıl entegre olabileceği doğrudan gözlemlenir.
- Sürdürülebilir Ulaşım Stratejisi: 15 dakikalık şehir konsepti (ihtiyaçlara yürüme veya bisikletle 15 dakikada ulaşılması) gibi modern şehir planlama modellerine geçiş için kamuoyu algısını ölçmeyi sağlar.
Fransa’nın Öncü Olma Nedenleri
Fransa’nın 1997’de bu akıma ulusal ölçekte öncülük etmesinin arkasında çevresel krizler, yerel yönetim tecrübeleri ve devlet politikası yer alır:
- Hava Kirliliği Krizleri: 1990’ların ortasında Paris ve çevre metropollerde egzoz emisyonlarına bağlı mikro parçacık (PM10) ve ozon kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı. Bu durum hükûmet üzerinde doğrudan çevre önlemleri alma baskısı yarattı.
- La Rochelle Deneyimi: Fransa’nın La Rochelle şehri, 1970’lerden itibaren şehir içi ücretsiz paylaşım odaklı bisiklet sistemleri ve elektrikli araç denemeleriyle mikro-hareketlilik alanında zaten ulusal bir laboratuvar işlevi görüyordu.
- Ulusal Çevre Politikası: 1997 yılında Fransa Çevre Bakanlığı, La Rochelle ve benzeri yerel tecrübeleri birleştirerek “En ville sans ma voiture” (Arabam Olmadan Şehirde) adıyla resmi bir kampanya başlattı. İlk uygulamada 35 Fransız şehri eş zamanlı olarak merkezlerini araç trafiğine kapattı. Oluşan olumlu kamuoyu tepkisi, 2000 yılında Avrupa Komisyonu’nun bu modeli tüm AB genelinde benimsemesine önayak oldu.

Bir Cevap Yazın