colere.blog– Dijital İçerik Platformu

Tarih, gastronomi, kültür ve gündelik hayatın meraklı yanları

Abone ol

Tarihin en eski şikayet mektubu ve bakır

A close-up of the ancient cuneiform tablet from Ur, known as Nanni's complaint letter to Ea-nasir about copper ingots.

MÖ 1750 civarında Ur antik kentinde yaşayan Nanni adlı tüccar, kendisine kalitesiz bakır külçeleri satan ve elçisine kaba davranan Ea-nasir adlı tüccara duyduğu öfkeyi kil bir tablet üzerine çivi yazısıyla kazımıştır.

Günümüzde British Museum koleksiyonunda yer alan (Kayıt numarası: BM 131236 / 1953,0411.71) bu eser, tarihin bilinen en eski müşteri şikayet mektubu olarak kabul edilir ve internet kültüründe de oldukça popüler bir meme konusu haline gelmiştir.

Mektupta Nanni, Ea-nasir’in verdiği sözü tutmamasına, kalitesiz mal teslim etmeye çalışmasına ve elçilerine kaba davranmasına isyan etmektedir.

Nanni’nin Şikayetleri

Tabletteki Akadca metnin günümüze ulaşan çevirisine göre Nanni özetle şunları söylemektedir:

  1. Ea-nasir’in en başta kendisine kaliteli bakır külçeleri vereceğine dair söz verdiğini, ancak sonrasında bu sözü tutmadığını belirtir.
  2. Ea-nasir’in, Nanni’nin elçisi Sit-Sin’in önüne kötü kaliteli bakır külçeleri koyarak “Almak istiyorsan al, istemiyorsan çek git!” dediğini ve elçisine çok kaba davrandığını anlatır.
  3. Kendisi gibi saygın birine bu şekilde küçümseyici davranılamayacağını, emanet ettiği parasını almak için gönderdiği elçilerin tehlikeli topraklardan geçmelerine rağmen defalarca elleri boş geri gönderildiğini yazar.
  4. Dilmun ile ticaret yapan diğer hiçbir tüccarın kendisine böyle saygısızca davranmadığını vurgular.
  5. Mektubun sonunda Nanni, Ea-nasir’den gelen kalitesiz hiçbir malı artık kabul etmeyeceğini, kendi avlusunda her bir külçeyi tek tek inceleyerek seçeceğini ve dilediğinde reddetme hakkını kullanacağını söyler.

Olayın Coğrafi Konumu ve Ticaret Ağı

Bu olay Güney Mezopotamya’da, antik Ur kentinde gerçekleşmiştir. Günümüzde bu bölge, Irak’ın güneyinde yer alan Zikar (Dhi Qar) vilayetine ve Nasiriye şehri yakınlarına denk gelir.

Mektupta adı geçen bakır ticareti, o dönemde Basra Körfezi üzerinden Dilmun (günümüzdeki Bahreyn bölgesi) ile yapılan uluslararası ticaret ağının bir parçasıdır.

Bakırın Tarihsel Önemi ve Ticareti

Bakır, insanlık tarihinin bilinen en eski maden ticareti kalemlerinden biridir.

İlk İşleme ve Eritme: İnsanoğlunun bakırla teması MÖ 7000’lere kadar uzanır. Anadolu’daki Çayönü ve Çatalhöyük gibi Neolitik alanlarda doğal bakırın soğuk işlendiği bilinmektedir. MÖ 5000–4000 civarında (Kalkolitik Çağ) ise cevherin eritilerek kalıplara dökülmesi keşfedilmiştir.

Coğrafi Zorunluluk ve Ticaret Ağları: Güney Mezopotamya (Sümer ve Babil coğrafyası) alüvyonlu topraklara sahip olduğu için metal cevherinden tümüyle yoksundu. Bu nedenle Mezopotamya kentleri, MÖ 3000’lerden itibaren bakır ihtiyacını Umman (antik kaynaklardaki adıyla Magan), Anadolu, İran platosu ve Kıbrıs gibi bölgelerden uzun mesafeli ticaret yollarıyla karşılamak zorunda kalmıştır.

Tunç Çağı ve Stratejik Önem: Bakırın kalay ile eritilip karıştırılması sonucu tuncun (bronz) imal edilmesi, bakırı dönemin hem askeri (silah ve zırh) hem de ekonomik (tarım aletleri ve kap kacak) açıdan en stratejik hammaddesi yapmıştır.


colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın

colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin