colere.blog

Tarih, gastronomi, kültür ve gündelik hayatın meraklı yanları

Fransızların Bir Dönem Patatesten Korkması

Antoine-Augustin Parmentier presenting potatoes to King Louis XVI and the French court, illustrating the historical shift in potato perception.

Fransızlar bir dönem patatesten gerçekten çok korkuyordu ve hatta tüketilmesi yasal olarak yasaklanmıştı.

Bu korkunun ve önyargının arkasında mantıklı (kendi dönemlerine göre) ve batıl inançlara dayalı birkaç temel sebep vardı:

Cüzzam Hastalığı Korkusu

  1. Patates, yer altından çıkan yumrulu yapısı ve şekilsiz görüntüsü nedeniyle o dönem Avrupa’da bilinen cüzzam (leprosy) hastalığına benzetiliyordu. İnsanlar, patates yiyenlerin cüzzama yakalanacağına ve derilerinin döküleceğine inanıyordu.

İncil’de Geçmemesi

  1. Dönem Avrupası’nda kilisenin etkisi çok büyüktü. Patatesin İncil’de adının geçmemesi, bu bitkinin “şeytani” veya “lanetli” olduğu yönünde bir inanç doğurdu. Yer altında yetişmesi de bu “yer altı dünyası/cehennem” algısını güçlendiriyordu.

Zehirlenme Vakaları

  1. Patates, patlıcangiller (Solanaceae) ailesine aittir. Bitkinin yeşil kısımları, yaprakları ve filizlenmiş yumruları solanin adlı zehirli bir madde içerir. Fransızlar ilk başta bitkiyi nasıl tüketeceklerini bilmedikleri için yapraklarını yemeye çalışıp zehirlendiler. Bu da patatesinölümcül bir zehir” olduğu algısını sabitledi.

Hayvan Yemi Olarak Görülmesi

  1. Patates, insani bir yiyecek olarak kabul görmüyordu. Sadece domuzlara ve hayvanlara verilen, insanların tüketmesine gerek olmayan değersiz bir kök olarak bakılıyordu.

Resmi Yasak (1748)

Bu korkular o kadar büyüdü ki, 1748 yılında Fransız Parlamentosu patates yetiştirilmesini ve tüketilmesini resmen yasakladı. Bu yasak, patatesin cüzzama ve diğer hastalıklara yol açtığı gerekçesiyle yürürlüğe girdi.

Bu Korku Nasıl Yenildi?

Fransızların bu korkusunu yıkan kişi askeri eczacı ve agronom Antoine-Augustin Parmentier oldu. Yedi Yıl Savaşları sırasında Prusyalılara esir düşen Parmentier, hapishanede sadece patates yiyerek hayatta kaldı ve son derece sağlıklı olduğunu fark etti.

Fransa’ya döndüğünde patatesi halka sevdirmek için dahi bir strateji geliştirdi:

  • Kral XVI. Louis’yi ikna ederek patates tarlaları kurdurdu.
  • Bu tarlaların etrafına silahlı muhafızlar dikti. Halk, “Bu kadar sıkı korunduğuna göre çok değerli bir şey olmalı” diye düşünmeye başladı.
  • Muhafızlara, “Gece olunca nöbeti gevşetin ve hırsızlara göz yumun” talimatı verildi. Halk gece tarlalardan patates çalmaya başladı ve böylece patates Fransa’da popülerleşti.

Sonuç olarak, 1772 yılında patates Fransa’da resmen yasal ve sağlıklı bir yiyecek olarak kabul edildi ve büyük kıtlık dönemlerinde Fransız halkının kurtarıcısı oldu.

Bir Cevap Yazın

colere.blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin